|
O gün hava bulutluydu. Mukitoy okuldan çıkmış evine gidiyordu. Birden
yağmur yağmaya başladı. Ama Mukitoy şemsiyesini yanına almamıştı ki...
Eve gidene kadar da yağmur dinmedi. Mukitoy çok kızgındı. Bulutlara
doğru bakarak:
-Yeter artık. Ağlamayı kesin lütfen, dedi.
Mukitoy eve vardığında oldukça ıslanmıştı. Annesi Mukitoy'a
kıyafetlerini değiştirmesinde yardım etti. Mukitoy ıslak kıyafetlerini
çıkarıp kurularını giydi. Annesine üzgün bir şekilde:
-Eğer bulutlar ağlamasalardı şimdi ıslanmayacaktım dedi.
Annesi Mukitoy'a gülümsedi.
-Yağmur bulutların ağlaması ile oluşmaz ki, dedi.
Mukitoy şaşkındı. Oysa o hep bulutların üzüldüğünde ağladıklarını,
böylece de yağmurun oluştuğunu düşünüyordu. Mukitoy annesine bakarak:
-Öyleyse yağmur nasıl oluşuyor? diye sordu.
Annesi anlatmaya başladı:
-Maden böyle düşünüyordun, şimdi sana suyun ve yağmurun oluşumunu
anlatacağım dedi ve başladı anlatmaya.
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir
Hidrojen varmış. Hidrojen çok yalnızmış. Hiç arkadaşı yokmuş. Yine bir
gün tek başına oyun oynuyormuş.
-Tek başına oynamak çok sıkıcı. Ama bir arkadaşım olsa ne güzel oyunlar
oynardık, demiş. O sırada bir ses duyar gibi olmuş. Bağırmaya başlamış.
-Kim var orada? Hey kimsin, ortaya çık hemen, demiş.
Bunun üzerine çalılıkların arkasından biri çıkmış.
-Benim, hidrojen. demiş. İkisi de çok şaşkınmış. Çünkü birbirlerine o
kadar çok benziyorlarmış ki. Tıpa tıp aynıymışlar.
-Ben de hidrojenim. Birbirimize ne kadar da çok benziyoruz.
-Evet demiş diğer hidrojen ve birlikte oyun oynamaya başlamışlar.
Bir süre sonra başka birisi çıkagelmiş.
-Merhaba ben oksijenim. Ben de oyununuza katılabilir miyim? diye
sorumuş çekingen bir sesle. Ve oksijeni de oyunlarına almışlar.
Birbirlerini o kadar çok sevmişler ki hiç ayrılmak istememişler.
Böylece de su oluşmuş.
Bir süre sonra bu oyunu evrendeki tüm hidrojen ve oksijenler oynamaya
başlamış. Ve su oluşmaya devam etmiş. Oluşan su damlaları farklı
yerlere gitmiş. Kimisi denizlere, kimisi göllere, kimisi çiçek
yaprağına, kimisi okyanuslara.
Bizim su damlacığı da uzun bir yolculuktan sonra denizlere ulaşmış.
Derken hava ısınmaya başlamış. Su damlacığı buharlaşmaya ve gökyüzüne
doğru yükselmeye başlamış. Ve gökyüzünde diğer su damlacıklarını
görmüş.
-Merhaba demiş. Siz buraya nasıl geldiniz?
-Bizde senin gibi ısınan hava sonucu buharlaştık. Ve gökyüzüne
yükseldik.
-Ben korkuyorum, demiş su damlacığı.
-Korkmana gerek yok, diye yanıtlamış diğer su damlaları. Biz bu
yolculuğa hep çıkarız. Sende zamanla alışırsın demiş yaşlı su damlacığı.
Kısa bir süre donra hava birden soğumuş. Bütün su damlacıkları soğuktan
titremeye başlamışlar. Bizim su damlacığı da çok üşüyormuş. Başına ne
geleceğinden habersiz korku içinde bekliyormuş.
Ve su damlacığı birden aşağı doğru düşmeye başlamış. Şimdi yine eskiden
olduğu gibi bir su damlacığıymış ve tekrar yola koyulmuş denize doğru.
Mukitoy annesinin anlattığı hikayeyi dinlerken hayallere dalıp, yağmur
damlası ile yolculuk yaptığını düşündü. Bu gerçekten çok eğlenceli bir
yolculuk olmuştu.
Ve artık su ve yağmurun nasıl oluştuğunu biliyordu.
|